RAYDER - İSO JORSA ETKİNLİĞİ

RAYDER - İSO JORSA ETKİNLİĞİ
Rayder, İSO ve Jorsa ile birlikte etkinlik düzenledi
>> Tüm Faaliyetler <<

Yıldız Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Sempozyumu

Yıldız Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler Sempozyumu
Rayder, Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte Raylı sistemler Sempozyumu düzenledi.
>> Tüm Faaliyetler <<

Başkandan
Başkandan

Devlet ve toplumun gundeminde yer alması uzun bir gecmişe dayanmayan raylı ulaşım teknolojileri son 15 yıldır konuşuluyor. Kısa gecmişinin yanı sıra 10 yıllık sure zarfında ivme kazanan sektor, bugunun onemli sektorleri arasında yer alıyor. Kamunun sektor paydaşlarına guveninin gun gectikce artması nedeniyle yurtta raylı sistemler sektoru de gelişme kaydetmeye başladı.
Turkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) ilk muteahhitlerinden Nuri Demirağın raylı sistemler teknolojisi ve Turkiye havacılık tarihinin onemli isimlerinden Vecihi Hurkuş’un havacılık teknolojisiyle ilgili o gunun şartlarında devrim sayılabilecek girişimleri desteklenseydi, bugun hızlı trenlerimiz raylarda, ucaklarımız da gokyuzunde dolaşırdı. Nuri Demirağ doneminden bugune yok sayılan, 60 yıllık bir suredir gormezden gelinen raylı sistemler dunyası, bugune gelindiğinde ise yapılan calışmalarla onem kazandı.


Raylı sistemlerde son zamanlarda gorulen hareketlenme, onemli gelişmeler olacağının ve sektorel ivmelenmenin yukarı doğru yoneldiğinin gostergesi. Artık; kendi tramvayını, metrosunu uretmiş, milli trenini ve hatta hızlı trenini uretme cabasına girişmiş bir Turkiye’den soz ediyoruz. Tum bu cabalar, yan sanayiyi de geliştiriyor ve milli ekonomiye katkı sağlıyor. Gunumuzde artık ‘yerlilik, yerli uretim, yerlileştirme’ kavramları uzerinde daha fazla duruluyor.

Bu alanda dışarıya fazladan doviz odenmesi, raylı sistemin Turkiye’de gelişimini gerekli kılıyor. Ayrıca, teknolojinin bugunden geliştirilmemesi ve uretilmememesi durumunda, dışarıya odenecek fazladan doviz, Turkiye’nin gelişmeye ayıracağı finansman payını azımsanmayacak oranda etkileyecek. Yerli uretimle, cari acığı olumsuz yonde etkileyen sektorel ithalat seviyesi en aza indirgenecek reel ekonomiye katma değer sağlayacak. Aynı zamanda teknolojinin gelişimi, yerlilik oranı artışı ile maliyetleri daha da duşurecek.

Gelecekte yapılacak Ar-Ge calışmaları, yerlileştirme calışmalarındaki ilerlemeler ve k apasite kullanımındaki artışlar sayesinde yaklaşık yuzde 75 yerlileştirme ve buna ilaveten ekonomik iyileşmeler gorulebilecek. Bu doğrultuda hukumetin yasalaştırdığı yuzde 15 yerli urun fiyat avantajının kullandırılması ve ihalelerde yuzde 51 yerlilik şartı, sektore katkı sağladı. Yerli ureticinin desteklenmesi icin bu uygulama onemli. Eksiklerin tamamlanmasıyla daha iyi sonuc vereceğine inandığımız bu uygulamayı destekliyor ve onemsiyoruz. Ancak şu da unutulmamalıdır ki; yuzde 51 yerlilik şartı tek başına yeterli değil. Yerli sermayenin guclendirilmesi icin oncelikle yerli uretici tanımının da yapılması gerekiyor. Turk firmalarıyla ortaklık kuran yabancıfirmalar da yerli uretici sınıfında ihalelere katılıyor ve bu avantajdan yararlanıyor. Bu ortaklıklarda yerli sermayenin payı yuzde 30 civarında. Ortaklardan ana firma teknolojiyi, Ar-Ge’yi, muhendisliği ve onemli ekipmanları kendi ulkesinde uretiyor ve Turkiye’ye ihrac ediyor. Burada oluşturduğu montaj işinden elde ettiği vergi oncesi kar ve bunun dağılımı, yerli sermayeye onemsenmeyecek bir katkı sağlıyor.


Yıllık projelerle sektorun 55 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 12 bin kilometrelik Hızlı Tren Hattı Projesi, yolcu ve yuk taşımacılığı icin Ulusal Demiryolu Ağı Projesi, 350 bin ve uzeri nufusa sahip şehirler icin planlanan tramvay, HRS ve metro sistemleri , hat otomasyonu ve sinyalizasyon calışmalarıyla pazar buyuyecek. Yurticinde raylı sistemler sektorunde ozel ve kamu ana ureticilerinin kapasite buyukluğunun yıllık 2.5 milyar dolara ulaştığı goruluyor. Yıllık 300 milyon dolarlık; otomasyon, sinyalizasyon yazılım uretim kapasitesi de bulunan sektorun, global pazardaki sektorel buyukluğune bakıldığında, Turkiye’de toplam kapasitenin yetersiz kaldığı gozlemleniyor.
Tersinden okuma yaparsak; global pazardan pay almak icin devlet ve ozel sektorun neler yapması gerektiği noktasında bize acık mesajlar verdiğini de gormuşoluruz. Mevcut kapasite ile 10 yılda 25 milyar dolar, 20 yılda 50 milyar dolarlık bir hacim oluştururuz. Ancak 20 yılda 150 milyar dolarlık bir hacim oluşturursak global pazardan yaklaşık yuzde 8’lik bir payalırız. Kamu, elinde bulundurduğu mevcut kapasitelerini cok iyi kullanır, cağın gerektirdiği teknolojileri uretir ve bunlara devletin destek verebildiği ozel sektoru de ana uretici konumunda gorurse, raylı sistemler teknolojisini ureten sanayicilerimiz kazanır.
15 yıl içinde, 55 milyar dolarlık büyüklük hedefleniyor
Kamu sektorunun yıllarca başaramadığını ozel sektorun daha kısa zamanda başarabildiği tum boyutlarıyla ortada. Bu nedenle, kamunun elinde tuttuğu uretim ve işletme kurumlarının ozelleştirilmesi gerekiyor. Raylı sitemlerle yolcu ve yuk taşımacılığındaki ozelleştirme, beraberinde rekabeti getirecek. Bunun yanı sıra ekonomik, emniyetli, hızlı ve surdurulebilir bir demiryolu taşımacılığının sağlanması amacıyla, sektorun onunun de acılmasını sağlayacak. Bu nedenle, kamunun elinde tuttuğu mevcut uretim ve işletme kurumlarının en kısa zamanda ozelleştirilmesi gerekiyor.
 

Mail Kayit

E-Mail Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-mail adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Haber/Duyuru